Hizmetlerimize Dön
CTİ Avukatlık & Hukuk Danışmanlığı Logo - İzmir

Miras Hukuku Alanındaki Uyuşmazlıklar

Miras taksimi, veraset ilamı, vasiyetname düzenleme, mirasçılık belgesi ve miras hukuku alanındaki uyuşmazlıklar.

Miras hukuku, kişinin ölümü sonrası malvarlığının yasal veya atanmış mirasçılara intikalini ve mirasçılar arası paylaşımı düzenler. Miras taksimi, veraset ilamı, vasiyetname ve saklı pay konularında doğru hukuki adımlar atılması, hak kaybını önler.

Canbedir&Tuman&İnceoğulları Hukuk ve Danışmanlık olarak, miras taksimi davaları, veraset ilamı ve mirasçılık belgesi işlemleri, vasiyetname düzenlemesi ve tenkis davaları ile miras reddi konularında müvekkillerimize hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunuyoruz.

Yazı İçeriği

1. Miras Taksimi ve Veraset İlamı

Mirasçıların belirlenmesi ve miras paylarının tespiti, sulh hukuk mahkemesinden alınan veraset ilamı veya noterden alınan mirasçılık belgesi ile resmileşir. Miras taksimi, mirasçıların anlaşmasıyla taksim sözleşmesi veya miras ortaklığının giderilmesi davası ile yapılabilir. Taksim sözleşmeleri, tapu işlemleri ve mirasçılar arası anlaşmazlıklarda hukuki destek veriyoruz.

Miras taksimi davası ve tapuya tescil süreçlerinde temsil hizmeti sunuyoruz.

2. Vasiyetname ve Tenkis

Ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname, miras sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen resmi şekil (el yazılı veya noter) koşuluna uygun olmalıdır. Saklı paylı mirasçılar (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş), saklı paylarına tecavüz eden tasarrufların tenkisi davası açabilir.

Vasiyetname düzenlemesi, vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarında danışmanlık ve dava takibi yapıyoruz.

3. Miras Reddi ve Miras Ortaklığı

Mirasçı, mirası üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyanla reddedebilir; red resmi şekilde yapılmalıdır. Mirasçılıktan çıkarma (TMK 510) ve miras ortaklığının giderilmesi davaları da miras hukukunun uygulama alanındadır.

Miras reddi, reddin iptali ve miras ortaklığının giderilmesi konularında hukuki danışmanlık sağlıyoruz.

4. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

a. Ortaklığın Giderilmesi Davası veya İzale-i Şuyu Davası Nedir?

Ortaklığın giderilmesi davası; en geniş anlatımı ile paylı veya elbirliği mülkiyetinde olan taşınır veya taşınmaz mal üzerindeki ortaklığın sona erdirilerek şahsi olarak mülkiyet kazanılmasını sağlayan dava türüdür. Bir taşınır veya taşınmaz mal, birden çok kişinin ortak mülkiyetinde ve (örneğin bir arabanın 1/3'ü Ali üzerine, 1/3' si Ahmet üzerine, 1/3' ü ise Ayşe üzerine kayıtlı olması durumunda) bu durumda taraflar kendi aralarında ortaklığın devamını sağlama veya satışı konusunda anlaşma sağlayamaz ise bu durumda mahkemeye başvurarak ortaklığın giderilmesini talep edebilir.

Burada uygulamada en sık rastlanan durum miras bırakanın vefatı üzerine murisin mal varlığının (bankadaki parası, arabası, tarla/arsa ve her türlü eşya) mirasçıları arasında paylaşılamaması durumudur. Murisin vefatı ile birlikte mirasçılar mal varlığında değerleri/eşyaları paylaşamaz ise bu durumda mahkemeye başvurarak ortaklığın giderilmesini talep edebilir.

**T.M.K. Madde 698' de; "1-Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.
2-Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.
3-Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz."**şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca birden çok paydaşın bulunduğu paylı malı paydaşlardan her biri paylaşılmasını isteme hakkına sahiptir. Ancak kanunda paylı malın satışının istenemeyeceği iki bir durum açıkça belirtilmiştir. İlk şart ise paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğüdür. Paylı malı devam ettirme yükümlülüğü tarafların noter huzurunda ortaklığın belirli bir süre devam edeceğine dair her türlü sözleşme kanunda belirtilen bu durumu kapsamaktadır. Diğer şart ise uygun olmayan
zamanda paylaşma isteminde bulunulması durumudur. Uygun olmayan zaman belirtmesi birden çok örneği olabilir. En güzel ve basit örneği ise "paylı malın üzerine bina yapılması için yüklenici ile sözleşme imzalandıktan sonra paydaşlardan birisinin ortaklığın giderilmesini talep etmesi" durumudur. Böyle bir durumda inşaat tamamlanarak kat mülkiyetine geçilecek bağımsız bölümler bağımsız malikler veya bağımsız bölüm üzerinde mülkiyet söz konusu olacağından artık taşınmazın
ortaklığının giderilmesi binanın inşa edilmesine kadar istenmesi mümkün değildir.

b. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Paylaşma Şekli

Ortaklığın giderilmesi davasında paylaşma şekli malın aynen bölüşülmesi, pazarlık sureti veya arttırma sureti ile satışının yapılması şeklindedir.T.M.K. Madde 699' da; "(1)Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarakbedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. (2)Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. (3)Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır."
Şeklinde düzenlenmiştir. Ancak her bir malın paylaşımı durumunda şartlar ve uygulama değişmektedir.

Kanunda paydaşlara öncelik konusunda ve hakkaniyete göre farklı durumlar belirlenmiştir. Öncelikle belirtmemiz gerekir ki; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda taraflarca getirilme ilkesi mevcut olup bu uygulama gereği mahkeme talep üzerine iş ve işlemleri yürütmektedir. Bu kapsamda öncelikle paydaşlardan birisinin istemi üzerine aynen taksim sureti ile ortaklık giderilir. Aynen taksim malın parçalara ayrılarak paylaştırılması durumunda mümkündür. Aynen taksim sureti ile ortaklığın
giderilememesi durumunda açık arttırma ile malın satışı yapılır. Bu satış genel ihale yolu ile olabildiği gibi tüm ortakların rızası bulunursa paydaşlar arasında bir ihale yolu ile yapılabilir.

c. Ortaklığın Giderilmesi Davası Kime Karşı Açılır?

Ortaklığın giderilmesi davası, ortaklığın giderilmesini talep eden paydaş veya paydaşlar tarafından paylı mala ortak olan diğer paydaşlara karşı açılmaktadır. Paylı mala ortak olan tüm paydaşlar davada taraf olmak zorundadır. Paylı mal, murisin/mirasbırakanın üzerine kayıtlı ise murisin tüm mirasçılarına karşı dava açılması gerekmektedir. Murisin kim olduğu bilinmekte ancak mirasçıları bilinmiyor ise murise karşı dava açılarak yargılamada mahkemece tarafınıza verilecek yetki ve süre içerisinde murise ait mirasçılık belgesi alınarak mirasçılarının davaya dahil edilmesi mümkündür.

d. Ortaklığın Giderilmesi Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır? Arabuluculuk Başvurusu Zorunlu Mudur?

Ortaklığın giderilmesi davası görevli mahkeme olarak Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmaktadır. Kanunda görevli mahkeme belirtilmiştir.
Birden çok paylı malın bulunduğu ve bu paylı malların birden farklı il ve ilçelerde olduğu durumlarda paylı malın bir tanesinin bulunduğu yerdeki mahkemede yetkili mahkemedir. (Örneğin İzmir ve İstanbul'da bulunan tarla üzerinde ortaklık söz konusu ise İzmir veya İstanbul mahkemelerinden birisinde ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.)

Ayrıca taşınmazın aynına ilişkin dava olması nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılması durumunda açılan dava dava şartı yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddedilecektir.

e. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti?

Paylı mülkiyete tabi taşınmaz (arsa, tarla, daire) üzerinde bulunan her türlü muhdesatın kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık yaşanması durumunda muhdesatın aidiyetinin tespiti gerekmektedir. Muhdesat hukuk dilinde sonradan yapılmış veya dikilmiş şey anlamına gelmektedir. Şey olarak bahsedilen kalıcı nitelikteki her türlü şey olarak düşünülmelidir. Kalıcı niteliği olmayan şeyler muhdesat niteliğinde değildir. Bu kapsamda paylı malın ortaklarından biri veya bir kaçı tarafından yapılmış olan ev, dikilmiş ağaç veya açılmış kuyu/artezyen gibi şeyler muhdesatın konusunu oluşturmaktadır. Bu muhdesatlar konusunda ortaklığın giderilmesi davası içerisinde anlaşmazlık yaşanması durumunda muhdesat iddiasında bulunulması gerekmektedir. Hakim, bir paydaşın muhdesat iddiasında bulunması durumunda diğer paydaşlara bu konuda açık beyanlarını sunması için taraflara süre verir, verilen süre içerisinde muhdesat iddiasına karşı beyanda bulunmayan veya muhdesat iddiasına karşı çıkan paydaşlar aleyhine dava açılması için muhdesat hakkı sahibine süre verilir. Bu süre içerisinde muhdesat hakkı sahibi tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak olan muhdesatın aidiyeti davası ile aidiyet
konusundaki ihtilaf giderilir. Muhdesat aidiyeti davası sonuçlanıncaya kadar ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmaz ve mahkeme aidiyet davasını bekletici mesele yapar.

Burada en önemli konu şudur; tarafınıza ait muhdesatın aidiyetine konu uyuşmazlık giderilmediği takdirde bu muhdesatın değeri tüm ortakların payı oranında ortaklara dağıtılmaktadır. Muhdesatın tarafınızca yapıldığının tespit edilmesi halinde ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılacak satış sonucu hem taşınmaz üzerindeki payınızın değeri tarafınıza ödenecek hem de muhdesatın değeri tarafınıza ödenecektir. Ayrıca hem ruhsatlı veya ruhsatsız olsun hem de diğer paydaşların iznini
almadan yapılan yapılar olsun her türlü yapı muhdesatın konusunu oluşturmaktadır.

f. -Diğer Önemli Konular

Ortaklığa konu mallar el birliği mülkiyetinde olması durumunda da ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.

Ortaklığa konu mal varlığını en iyi şekilde korumak ve yönetmek için tarafımızla iletişime geçebilir, bu konuda detaylı bilgi almak için randevu oluşturabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık İhtiyacınız mı Var?

Deneyimli avukat kadromuzla size en uygun çözümü bulmak için hemen iletişime geçin.